New York notları – 1

Bilmeyenler için kısa bir özet: Cemil abi ile birlikte sanal dünyalar fuarı olan Engage Expo ya ziyaretçi olarak katılmak için New York’a geldim. THY’nin bize armağan ettiği 7 saatlik rötardan sonra dün gece yarısı otelimize ulaştık.

Bugün ve yarın şehri görmek için zamanımız var. Sabah erken kalkıp kendimi yollara vurdum. Google maps’ten biraz antreman yaptıktan sonra, resepsiyondan bir şehir haritası alıp çıktım dışarı.

0. Bunu sonradan ekledim. JFK havalimanında beklerken yanımıza elinde kahve olan biri yanaştı. “Selamınaleyküm, Türk müsünüz?”. Zaten yolda bitmişisiz, çözemiyorum adamı. “Evet.” “İş arıyorum da. Bildiğiniz bir iş varmı.” “Turist olarak geldik biz.” “Ok.” dedi ve gitti.

1. Plan, Broadway bulvarından Times meydanına gitmek, oradan Hudson nehrine inip bot turuna çıkmak, dönüşte Central parkta turlayıp otele kapak atmak.

2. Otelden çıkar çıkmaz kayboldum. Küçük bir kafe bulup kahvaltı için girdim. Poğaça benzeri ne bulabilirim diye bakarken börek benzeri bir şey buldum. Portakal suyuyla beraber yuvarladım. Görünüşü börek gibiydi ama kendisi değilmiş. Lezzetliydi. 8.75$

3. Kahvaltıdan çıkınca yolda duran, boynunda görevli kartı bulunan ama ne görevlisi olduğunu anlamadığım siyahi birine Times meydanını sordum. “Buradan otobüs gider” dedi. “Yok, yürüyeceğim, ne tarafa yürüyeyim?” “42. cadde ama nasıl yürüneceğini bilmiyorum. Brooklyn’de oturuyorum”. “Eyvallah”. Şivesine kurban dostumun “fourthysecond” deyişi beni benden aldı. 3 defa tekrarlattım adama, 3.de anladım.

4. Kendime bir yön seçtim ve yürümeye başladım. Bizim otel 55. caddede. Baktım caddeler azalıyor, ben bu 42′yi bulurum dedim. Yürürken dondum. bir hediyelik eşya dükkanına girip kendime bere aldım. 9.99$. Üzerinde “New York” yazmayan birşey olmadığı için ben de onlardan birini aldım. Neyseki desenlerin arasında pek okunmuyor. Kulaklığı olan, yanlardan örgüleri sarkanlar varya onlardan…

5. Ve işte meşhur Times meydanı. Outdoor reklamcılık olayının bokunun çıktığı yer. Dana kadar ekranlar her yerde. Virgin’e girerim diyodum tadilattaymış. Meydana buzdan kalp koymuşlar, aziz Valentine gününe atfen.

6. Sağa sola baktım. İlgimi çeken bir şey göremedim. Times Square Information Center diye bir yer vardı. Oraya girdim. Saat 11:00. 12:30′daki bot turu için kütüphane görevlisine benzeyen yaşlı bir bayandan bilet aldım. 2 saatlik tur. 30$. Turistlerle sürekli iletişimde olduğu için ingilizceyi yuvarlamadan konuşuyordu. Net bir şekilde anlaştık. Teşekkür edip çıktım. Burnumu Hudson’a çevirip yürümeye başladım.

7. Yolda Mcdonalds’a girdim. “Mcdonald’s Amerika’da çok ucuzmuş abi” geyiğinin temelini anladım. Aslında ucuz ama göreceli olarak ucuz. Bağdat caddesindeyseniz evet, McDonald’s orada da ucuz.

Devam edecek…

  1. Yorum yapın

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.