Laf olsun…
Erkekler hep kadınlardan daha kurnaz ve erkekler hep kadınlardan daha güçlüydü.
Erkekler kadınları güçleri ile hakimiyeti altına almak isterken, kadınlar kurnazlıklarıyla erkeğin gücünü yönettiler. Bazen imparatorlar ve krallar ülkeleri, ulusları ve dünyayı yönettiğini düşünürken yanlarındaki kadınların kıs kıs güldüğünü düşünüyorum.
Bu kadar büyük ölçekte değil sadece, “Evimin erkeği, direği, reisi” hikayesinin gerisinde de “Önce cephe piyadem benim, saldır oğlum, tut tut tut tut..” var gibi geliyor.
Bu dengeler medeniyetlerle beraber kurulmuş da değil. Biz gücümüzle hayatta kalmaya çalışıp elimizde mızrakla bizon avlarken, kadınlar akıllarını kullanarak devekuşunun yumurtasını çalıp kaçmak için en doğru anı beklemişler.
Ve hatta erkekler “kalbimin fatihi” iken, kadınlar “gönül hırsızı” olmuşlar. Biz adım adım ilerleyip meydan muhareberiyle kadınları kendimize sevdirmeyi planlarken, nasıl aşık edildiğimizi bilmeden aşık olmuşuz.